"Bu süreç bir çevre sürgünü"

-
Aa
+
a
a
a
Fotoğraf: CHP
Gezegenin Geleceği: 13 Nisan 2026
 

Gezegenin Geleceği: 13 Nisan 2026

podcast servisi: iTunes / RSS

Cumhuriyet Halk Partisi Doğa Hakları ve Çevre Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu, Çorum’da gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında Sungurlu ilçesine bağlı Karakaya Köyü’nde yapılmak istenen taş ocağına karşı mücadele eden vatandaşlarla bir araya geldi. Ziyarete CHP Çorum Milletvekili Mehmet Tahtasız, CHP İl Başkanı Dinçer Solmaz, il ve ilçe örgütleri ile birlikte çok sayıda yurttaş katıldı. Karakaya Köyü sakinlerinin yanı sıra projeden etkilenecek Karadona, Narlık ve Beyyurdu köylerinden vatandaşlar, Çorum Emek ve Demokrasi Platformu ile Emek Partisi temsilcileri de buluşmada yer aldı. Rızvanoğlu, köyde yaptığı açıklamada, projeye verilen ÇED kararının yalnızca çevreyi değil, doğrudan yaşam alanlarını hedef aldığını vurgulayarak, bu sürecin bir “çevre sürgünü” olduğunu ifade etti.

Avrupa, yenilenebilir enerji yatırımlarının hızla artmasıyla birlikte ciddi bir güneş paneli atık kriziyle karşı karşıya kalmış durumda. Murcia Üniversitesi ve Avrupa Komisyonu Ortak Araştırma Merkezi tarafından yürütülen güncel bir çalışma, 2050 yılına kadar yıllık atık miktarının 2,2 milyon tona ulaşacağını, ancak mevcut geri dönüşüm kapasitesinin sadece 170 bin ton seviyesinde kaldığını ortaya koyuyor. Mevcut altyapı ve yasal düzenlemelerin bu devasa artışı yönetmekte yetersiz kalması, yeşil enerjiye geçişin sürdürülebilirliğini tehlikeye atarken, uzmanlar geri dönüşüm standartlarının bir an önce modernize edilmesi gerektiğini vurguluyor.

Seoul Ulusal Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, vücut ısısını elektriğe dönüştürebilen ince ve esnek bir termoelektrik cihaz geliştirdi. Geleneksel yöntemlerin aksine hantal yapılar gerektirmeyen bu yeni tasarım, ısı akışını yatay düzlemde kontrol ederek enerji üretimini mümkün kılıyor. Giyilebilir teknolojilerde pil bağımlılığını sona erdirmeyi hedefleyen bu yenilikçi çözüm; sağlık monitörleri ve akıllı kumaşlar gibi cihazların dış bir güç kaynağına ihtiyaç duymadan, konfordan ödün vermeden sürekli çalışmasının önünü açıyor. Geliştirilen bu teknoloji, giyilebilir elektroniğin günlük hayata entegrasyonunda devrim yaratma potansiyeli taşıyor.

Tasarımcı Yizhuo Guo tarafından geliştirilen “Wasteland Nomads” (Çöl Göçebeleri) projesi, çölleşmeyle mücadelede doğayı taklit eden yenilikçi bir çözüm sunuyor. Rüzgar gücüyle hareket eden ve tamamen biyolojik olarak parçalanabilen bu biyonik çalılar, herhangi bir elektronik aksama veya bataryaya ihtiyaç duymadan kurak arazilerde tohum yayıyor. Nemli bölgeleri tespit ettiğinde tohumları toprakla buluşturan sistem, görevini tamamladıktan sonra doğada çözünerek ekosistemi besliyor. 2025 Avrupa Ürün Tasarımı Ödülü’ne layık görülen bu teknoloji, ekolojik restorasyonda sıfır atık odaklı ve doğayla uyumlu yeni bir dönemi temsil ediyor.

Kurumsal iklim grubu Bilime Dayalı Hedefler Girişimi (Science Based Targets initiative, SBTi) tarafından yeni yayımlanan bir çalışmaya göre, net sıfır taahhütleri de dahil olmak üzere, onaylanmış iklim ve emisyon hedefleri olan şirketlerin sayısı 2025 yılında güçlü bir büyüme kaydetti. Onaylanmış hedefler; şirketlerin bu hedefleri belirlemesi ve doğrulaması için bir çerçeve sunan SBTi (Bilime Dayalı Hedefler Girişimi) tarafından geliştirilen karbonsuzlaştırma ve emisyon azaltma hedeflerini ifade ediyor. Rapor, geçtiğimiz yılın sonu itibarıyla 9.764 şirketin SBTi tarafından onaylanmış hedeflere sahip olduğunu ve bunun %40’lık bir artışa tekabül ettiğini gösterirken; aynı dönemde onaylanmış net sıfır hedefleri olan şirketlerin sayısı %61 oranında artış gösterdi. Asya, hedef belirleyen şirket sayısında kaydettiği %53’lük artışla en hızlı büyüyen bölge olarak öne çıktı. 1.216 şirket bu dönemde hedef belirlerken, Avrupa için bu rakam 1.209 oldu. Afrika %48 oranında bir yükseliş kaydederken, Latin Amerika ve Karayipler bölgesinde %42’lik bir büyüme görüldü. Şirketlerin %49’u Avrupa’dan, %36’sını Asya’dan ve %11’i ise Kuzey Amerika’dan. Ülke bazında, onaylanmış hedeflere sahip 2.091 şirketle Japonya liderliği çekerken, onu 1.363 şirketle Birleşik Krallık ve 943 şirketle ABD takip etti.

Yeni bir araştırma, binlerce insanın ölümüne yol açan ve muhtemelen çok daha fazlasını etkileyen sıcak hava dalgalarının insanlar için şimdiden “yaşanamaz” koşullar yarattığını ortaya koyuyor. Ayrıca araştırmada insanların yükselen sıcaklıklara sanılandan daha hassas olduğu uyarısında bulunuluyor. Bilim insanları 2003 ile 2024 yılları arasındaki altı aşırı sıcak hava dalgasını yeniden inceledi ve sıcaklık, nem ve vücudun serin kalabilme kapasitesi birlikte değerlendirildiğinde, bunların hepsinin yaşlı insanlar için potansiyel olarak ölümcül olduğunu tespit etti. İnsanların hayatta kalabileceği mutlak sınırın, sıcaklık ve nemi beraber hesaba katan bir ölçü olarak 35 derece “yaş termometre sıcaklığına” altı saat maruz kalmak olduğu varsayılıyordu. Araştırmaya göre 2024’te Mekke’de, Bangkok’ta, 2023’te Phoenix’te, 2019’da Avustralya’nın Mount Isa, 2015’te Pakistan’ın Larkana kentlerinde ve 2003’te Sevilla’da sıcak hava dalgalarında, bu yaş termometre sınırına yaklaşılmamış olmasına rağmen binlerce ölüm gerçekleşti. Ancak bilim insanları, yaşa bağlı olarak vücudun işlevlerini sürdürebilme ve serin kalabilme kapasitesini de hesaba katan yeni bir hayatta kalabilme modeli uyguladıklarında, gölge bulamayan yaşlı insanlar için bu altı olayın tamamında “yaşanamaz” dönemler olduğunu ortaya koydu.